Yasak nedeniyle kapı önlerinde sigara içmek zorunda kalan çalışanlar motivasyon eksikliğinden, işverenler ise verimlilik kaybından şikayetçi.
Ofiste bir sigara içimi süresinde yapılan küçük bir mola ya da yemek sonrası keyif için yakılan sigara... Bir ay öncesine kadar ofislerde karşılaştığımız bu manzaralar sigara tiryakileri için artık anılarda kaldı. İptal edilen sigara odalarının ardından plazaların önüne çıkmak zorunda kalan bir yığın insanı görmek ise zamanla alışmayı umduğumuz bir tablo haline geldi. Tütün tüketiminin yasaklandığı kapalı alanlar, kamu hizmet binaları, koridorlar ve yangın merdivenleri dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret, spor, eğlence ve benzeri amaçlı birden çok kişinin girebileceği alanlarda çalışanlar, yalnızca öğle tatillerinde değil, nikotin ihtiyacının arttığı her saat sigara molasına çıkıyor. Daha önce mesai arasında sigara odasında birkaç dakikayı geçmeyen kaçamaklar ise çok katlı plazalar ve asansörlerin çalışma yoğunluğu da düşünüldüğünde uzadıkça uzuyor. Bir de işin içine dar zamanda peş peşe yakılan sigaralar eklendiğinde, verilen mola, öğle arası süresine yaklaşıyor. Tabii bu durum yasakların yeni başlaması, insanların alışma süreleri ve tiryaki çalışanların üzerinde hissettikleri baskı da düşünüldüğünde işveren tarafında şimdilik anlayışla karşılanabilir. Ancak sigara içmeyen çalışanların mola sürelerine karşı itirazları ve mesai saatleri içerisinde sayısı artan boş masalar, bir süre sonra ofis içi ilişkilerde dengeleri tamamıyla değiştireceğe benziyor. Çünkü çalışanın sigara içmek için işinden uzaklaşması, çalışma ortamı içinde verimlilik kaybı olarak yorumlanıyor.
Yanlış beyan artacak Peki bu durum bir süre sonra sigarayı bırakamayan çalışanların işini kaybetmesine ya da sigara bağımlılığı yüzünden iş başvurularının kabul edilmemesine kadar uzanabilir mi? İK uzmanları bu tarz vakalarla karşılaşılabileceği konusunda birleşiyor. Çünkü bu tabloda bir tiryaki bağımlı olmayan çalışana göre daha az mesai yapıyor. Sürekli bina dışına çıkmak ise personelin konsantrasyonunu dağıtan bir unsur. HRM Kurucu Ortağı Aylin Nazlıaka, sigara molasının çalışan tarafından abartıldığı takdirde aleyhine işleyeceğini ileri sürüyor. Tabii burada abartı sınırı nerede başlayıp nerede bitiyor belirsiz. Çünkü herkesin sigara alışkanlığı farklı farklı düzeylerde. Ancak yasalara göre işveren kişiyi sigara içtiği gerekçesiyle işten çıkaramaz. Nazlıaka, "İşveren bu konuda işe girerken verilen bilginin yanlış olduğunu ispat ederse personelin işine son verebilir" diyor. Nazlıaka, "İşe giriş formunda içmiyor bilgisi varsa ve işveren bunun aksini ispatlarsa iş sözleşmesini fesih edilebilir. Ben bu yasadan sonra adayların işe girebilmek için giriş formlarında daha fazla yanlış bilgi vermeye başlayacağını düşünüyorum" dedi. Boyner Mağazacılık Operasyon ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akın ise işverenin bu molaları iş kaybı olarak görmeyeceğini çünkü işverenin de sigara içtiğini söylüyor. Ancak Akın'a göre kanun çıktıktan sonra iş veriminde düşüş yaşandığı bir gerçek. "Sigara molaları nedeniyle kişinin işini kaybetmesi söz konusu olamaz. Ancak uzun molalar verim kaybına neden oluyor. Zaman içinde her iki tarafın da yeni duruma alışacağını düşünüyorum" dedi. İş başvurularında sigara içmeyen adayların tercih edilmesinin kanundan önce de olduğunu belirten Akın, "Bu şirket politikasına göre değişir. Kanunla alakalı değil. Birçok kurumun bu tarz uygulamalar yaptığını biliyoruz" dedi.
Batı'da da uygulanıyor Peki dünyada çalışanlar ve şirketler sigara yasağıyla nasıl başa çıkıyor? Yasağın en katı uygulandığı ülkelerden İrlanda, İngiltere, İskoçya ve ABD'de şirketlerin tercihi sigara içmeyen çalışanlardan yana. Ancak bu ülkelerde şirketler sigara yasağını bir işgücü kaybı olarak görmüyor. Kendilerine ayrılmış açık alanlarda sigara içen çalışanlar, ülkelere göre değişmekle birlikte bazen şirket bahçesini bile bu amaç için kullanamayabiliyor. Yasağın ilk uygulanmaya başlandığı yıllarda işgücü kaybı gibi endişelerin söz konusu ülkelerde de yaşandığını belirten OneWorld Consulting'in yönetici ortağı Tim Bright, zaman içinde bu algının ortadan kalktığını anlatıyor. Bright, "Yurtdışında şirketler, çalışanlarına sigarayı bırakmaları için özel tedavilerden destek hatlarına kadar birçok hizmet sunuyor. Bu çalışmalar neticesinde sigara içen çalışan oranı yüzde 20'lere geriledi. Üstelik sigara içmeyen çalışanlar daha sağlıklı olduğu için işe gelmeme oranında da ciddi bir düşüş yaşandı" dedi.
Çalışanlar hakkınızı arayın! Yasalar herhangi bir iş kaybı konusunda sigara tiryakisi çalışanları nasıl koruyor? Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı açıklamada kanunun tütün ürünlerinin zararlarından, bu alışkanlıkları özendirici reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından halkı korumak amacıyla hazırlandığı ancak, işten çıkartılma ya da bu nedenle işe alınmama gibi bir durumla karşılaşan kişinin haklarını Anayasa, İnsan Hakları ve İş Mevzuatı çerçevesinde arayabileceği belirtiliyor. Bakanlık, çalışanlara 4207 sayılı kanunun amacı gereği, tütün ürünleri alışkanlığının bırakılması için her türlü programın yürütüleceğini ve destekleneceğini de belirtiyor.
KISIRLIK NE DEMEKTİR?Çalışanların pazartesi sendromuÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİGribal Enfeksiyon23 Kasım 200802 Temmuz 200805 Haziran 200805 Haziran 2008