| ||||||||||
HABER ARA
EN ÇOK OKUNANLAR |
Sübyancılık
Gerçek, sağlıklı cinsel ilişkide bulunamama, bu nedenle tatmini küçük çocuklarda aramaya “sübyancılık” denir. Sübyancılık aslında ender olarak gerçek cinsel buluşmayla sonuçlanır. Böyle bir cinsel sapma içinde bulunan kimselerin küçüklere cinsel yaklaşımları genellikle sözle olur. Bazen de bu yaklaşımlar dokunup okşama biçimindedir. Gerçek aniamda cinsel sapma olarak süpyancılık, cinsel dürtülerin aşırılığından kaynaklanmaz. Tam tersine cinsel ilişkide doyum bulamamaktan ileri gelir. Cinsel ilgisi çocuklara yönelmiş olan kimse, kendi yaşındakilerle ilişki kurmada beceriksiz olduğu için böyle davranmaktadır. Sado-mazohizm ve fetişizmde olduğu gibi cinsel sapma, burada da korku ve endişelerden dolayı kaçınılan gerçek normal ilişkinin yerini almaktadır. Hiç bir kadının kendisini beğenmeyeceğine inanan erkek, kendi akranlarında bulanamadığı saygı ve ilgiyi çocuklarda bulabileceğini sanır. Çünkü çocuklar yetişkinlere oranla daha kolay etkilenebilirler. Subyancılık, genellikle erkeklerde raslanan bir sapma türüdür. Ruhsal dengesizliğe, cinsel açlık ve alkol gibi davranışların kontrolünü azaltan faktörler eklenince eğilimin dışa vurması daha kolay olur. Yaşlı ve cinsel gücünü yitirmiş erkeklerde bu sapma daha yaygındır. Özellikle yoksul ve geri kalmış ülkelerin pek çoğunda para karşılığında çocuklarla cinsel ilişkide bulunulmaktadır. Uzakdoğu’da çocuk fahişeliği oldukça yaygındır. Geçen yüzyılda, Avrupa’da katı ahlak yasalarının yanısıra, fuhuşun her çeşidi yaygınken, çocuk yaşta küçük kızlar yüksek fiyatlar karşılığı elde edilmekteydi. Sübyancılık, eşcinsel tutum içindeki yetişkin erkeklerin küçük oğlan çocuklarını iğfal etmelerini de içerir. Gibi durumların çoğunda, oğlan çocuğu sübyancıya kendi gençliğini anımsattığı için çekici gelir. Eşcinsel aşkta narsisizmin önemli bir öge olduğu gerçektir. Bundan dolayı küçük bir oğlan çocuğunu severken yetişkin erkek, kendi olmak istediği ya da bir zamanlar olmuş olduğu şeyi sevmektedir. Küçükleri baştan çıkarmanın bir başka yanı da yetişkin kimsenin kendi çocukluğunda bulamadığı sevgiyi karşısındaki çocuğa vermek istemesidir. Bu daha çok, ileri yaşlarda yalnız kalmış kimselerde görülür. Cinsel isteklerini çocuğa yönelten yetişkin bir insan cezadan çok, psikiyatrik tedaviye ihtiyaç duymaktadır. Yaşamında ilk kez böyle bir suç işleyen yaşlıca bir kimsede, büyük bir olasılıkla damar sertliği ya da benzeri bir organik rahatsızlıktan dolayı beyninde bozukluk vardır. Bu yüzden kontrolünü yitirmiştir. Çocuklara karşı dayanılmaz bir istek duyan genç insanın duygusal gelişiminde bir bozukluk olmuştur. Bunun psikoterapi yoluyla tedavisi mümkündür, ancak cezalandırmayla olumlu sonuç alındığı görülmemiştir. Bu haber 420 defa okunmuştur.
|
GALERİ
|
||||||||
|
Copyright©KadincaNet.Net Net All Rights Reserved 2005-2009 Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||